TEŞVİK BELGESİ DANIŞMANLIK


Dokunmatik Mikroskop

Finlandiya Tıp Enstitüsü üyelerinden oluşan bir grup bilim adamı, dokunmatik ve hareket kontrollü mikroskop geliştirdi.
Finlandiya Tıp Enstitüsü üyelerinden oluşan bir grup bilim adamı , dokunmatik ve hareket kontrollü mikroskop geliştirdi.
Mikroskop görüntüyü 46 inçlik (yaklaşık 117 cm) dokunmatik bir ekrana aktarıyor.
Görüntü 50.000 taranmış mozaik görüntünün biraraya getirilmesiyle oluşuyor.
Mikroskop büyüklüğü 200 GB’ı bulan resimleri 1000 kez büyüterek izleme imkanı sunuyor.





Kalp atışıyla iPod şarj edilecek

Vücut hareketleri ile şarj teknolojisi geliştirdi.
Georgia Teknoloji Enstitüsü’nde görev yapan bilim adamları deyim yerindeyse Ar-Ge’nin dibine vurdu, vücut hareketleri ile şarj teknolojisi geliştirdi.
Atlanta’daki Georgia Teknoloji Enstitüsü’nde görev yapan bilim adamları ; normal vücut hareketlerinden ortaya çıkan enerjiyi, kullanarak taşınabilir cihazları çalıştırabilecek miktarda enerjiye dönüştürmeyi bir şekilde başardı. Taşınabilir elektronik cihazları ya da enerji ihtiyacı duyan kulak pili gibi medikal cihazları şarj etmede büyük faydalar sağlayacak olan teknoloji henüz başlangıç aşamasında. Çığır açacak bu teknolojinin varacağı nokta ise bataryasız taşınabilir elektronik cihazlara kadar gidecek. Nanojeneratörlerle çinko-oksit bileşimi kullanılarak enerji üretmeyi sağlayan teknolojiyi yaratan ekibin lideri Dr. Zhong Lin Wang’a göre kalp atımından bile elektrik enerjisi üretmek mümkün olacak

Kaynak: Computerworld Türkiye





Güneş Tutulması

Bir Güneş tutulması, Ay’ın Güneş ile Dünya arasına girmesi ve bazı özel koşulların sağlanması neticesinde meydana gelir.
Güneş Tutulmasının olabilmesi için, Ay’ın, Arz etrafındaki yörüngesiyle Arz’ın Güneş etrafındaki yörüngesinin kesişim yerlerini belirleyen düğüm noktalarında veya bu noktalar civarında (Yeniay safhasında) bulunması gerekir. Bilindiği üzere bir yıl içerisinde 12 ay vardır. Yani Ay, Arz etrafında yılda 12 kez dolanır. Dolayısıyla, eğer Ay’ın yörünge düzlemi Dünya’nınkiyle çakışık olsaydı, bir yılda 12 kez Güneş tutulması meydana gelebilirdi. Fakat durum böyle değildir. Ay’ın yörünge düzlemi ile Dünya’nınki arasında yaklaşık 5° 9′ lık bir açı vardır. Bu açı nedeniyle Arz, Ay ve Güneş, Ay’ın Arz etrafındaki her dolanımında tam olarak aynı doğrultuda bulunmazlar. Böylece her ay bir Güneş tutulması oluşması engellenmiş olur. Nitekim bir yılda en az iki, en çok beş Güneş tutulması meydana gelebilir.Tam, halkalı ve parçalı olmak üzere üç tip Güneş tutulması vardır.

Bir Güneş tutulmasının tam veya halkalı oluşu Ay’ın Dünya’ya uzaklığı ile belirlenirken, parçalı oluşu Ay, gözlem yeri ve Güneş arasındaki açıyla, bir başka deyişle, her üçünün tam olarak aynı doğrultuda bulunmamasıyla ilgilidir. Bilindiği gibi Ay, Dünya çevresinde basıklığı az da olsa elips şeklindeki bir yörüngede dolanır. Bundan dolayı Dünya’ya olan uzaklığı her an değişmektedir. Eğer tutulma anında Ay Dünya’ya yeteri kadar yakınsa, görünen çapı Güneş’in görünen çapından büyük olur, Güneş diskinin tamamı örtülür ve “Tam Tutulma” meydana gelir.Aksi takdirde Güneş diskinin tamamı örtülmez, diskin sadece iç kısmı örtülür ve bir “Halkalı Tutulma” oluşur.Bazen de Ay ve Güneş’in konumları öyledir ki, Ay, Güneş diskinin ancak bir kısmını örter. Bu durumda da parçalı tutulma meydana gelir. Tam ve halkalı tutulmaların maksimum örtülme evresinden önceki ve sonraki dönemlerinde de parçalı tutulma evresi bulunur. Ay’ın yarıçapı Dünya’nınki ile mukayese edildiğinde çok küçük olduğundan,

Dünya’nın tamamı Güneş ve Ay diskinin dış teğetlerinin oluşturduğu gölge konisinin içine girmez. Bu nedenle bir Güneş tutulması Dünya üzerinde ancak belirli bölgelerden görülebilirHalbuki Ay Tutulması’nda durum böyle değildir. Ay tutulması o anda gece olan yerlerin tümünden gözlenebilir. Ay tutulmalarında Dünya, Ay ile Güneş’in arasına girer ve Dünya’nın gölgesi Ay’ın tamamını perdeleyebilecek kadar büyük olurTam Güneş tutulması diğer tutulma türlerine göre çok daha önemlidir. Zira, tam tutulmada Güneş’in tamamı Ay tarafından birkaç dakika için örtüldüğünden, bu sırada yapılacak gözlemlerden yıldızımızın dış Atmosfer tabakaları, özellikle koronanın (Güneş’in en dış atmosfer tabakası) fiziği hakkında önemli bilgiler elde edilir.

Binyılın İlk Tam Güneş Tutulması 21 HAZİRAN 2001 Tam Güneş Tutulması sadece Güney yarıküreden izlenebildi. Ay’ın yarıgölgesi Dünya üzerine Güney Amerika’nın Atlantik okyanusu kıyılarında 12:33 de düşmeye başladı. Yarıgölgenin çapı yaklaşık 6900 km. Yarıgölgenin düştüğü her yerde parçalı güneş tutulması görüldü. Ay’ın tam gölgesi Türkiye Saati ile 13:36′da önce Atlantik okyanusuna düştü. Saatte 2000 km hızla uzun süre Atlantik okyanusunda ilerleyip 15:36′da Afrikaya ulaştı. Genişliği yaklaşık 200 km olan bu şerit içerisinde kalan her yerde Güneş tutulması Tam Güneş Tutulması olarak izlendi. Koşulların en uygun olduğu yerde tam tutulma 4 dakika 56 saniye sürdü. Gölge, Güney Afrika’yı kat ettikten sonra Madagaskar’a ulaştı ve dünya üzerindeki yolculuğunu Hint okyanusu üzerinde tamamladı.

Yüzyılın Son Tam Güneş Tutulması 11 Ağustos 1999Yüzyılımızın son Tam Güneş Tutulması 11 Ağustos 1999 Çarşamba günü meydana geldi. Atlantik Okyanusu’nda başlayan tutulma, Orta Avrupa ve Türkiye üzerinden Ortadoğu’ya kayarak Hindistan’dan geçti ve nihayet Güneş’in battığı Bengal Körfezi’nde son buldu. Gerek Bilimsel gerekse turistik olarak büyük ilgi çeken bu asrın son Tam Güneş Tutulması, Ülkemizden milyonlarca kişi tarafından çok iyi bir şekilde izlendi. Yerli ve yabancı birçok bilimadamı, tam tutulma safhası yaklaşık 2 dakika süren bu muhteşem doğa olayından yararlanarak Güneş’in en dış atmosfer tabakası olan KORONA için birçok gözlemsel deney gerçekleştirdi. Ayrıca, tutulma zamanı ile süresine ait hesapların mükemmelliği de bir kez daha kanıtlandı





Esnek Tabanlı Topuklu Ayakkabı

Yüksek topuklu olduğu halde düz ayakkabı kadar rahat!
Fransız tasarımcı Raphael Young, yüksek topuklu olduğu halde düz bir ayakkabı kadar rahat olan modeli yarattı.
Yüksek ökçeleri sevenler için muhteşem haber! Fransız tasarımcı Raphael Young, yüksek topuklu olduğu halde düz bir ayakkabı kadar rahat olan modeli yarattı.
Esnek bir tabana sahip olan bu tasarım, ayakkabı sektöründe bir devrim olarak kabul gördü.
Tasarımının patentini alan Raphael Young, bu buluşun çok ilgi göreceğinden emin. ‘R-Flex’ adlı ayakkabının topukları çelik ihtiva ediyor, deri tabanında lateks jel dolgusu var ve ayak altındaki toplarda ise kauçuk dolgusu. Ayrıca, ayakkabıyı düz tutacak ve topuğun bükülmesini önleyecek bir de ‘bükülmeyen çelik aksesuarı’ var.
Elbette böyle bir tasarımın ucuz olması beklenemez; sahip olmak isteyenlerin tek çift için 1000 lirayı gözden çıkartması gerekli… Ama reklamlarında yer alan ‘bütün gün hiç acı hissetmeyerek giyebilirsiniz’ iddiası o kadar inanılmaz ki bunu hak ediyor gibi!
12 yıldır böyle bir tasarımı planladığını belirten tasarımcının aklında her zaman çok daha esnek ve giyenin doğal yürüyüşüne uyum sağlayacak bir ayakkabı yaratmak varmış.
Gercekgundem





Uçakta ranzalı yolculuk başlıyor

Tasarımcı Emil Jacob, ‘ranzalı uçak’ konsepti sunuyor
Özellikle uzun menzilli uçuşlar, giderek daralan ekonomi koltukları nedeniyle birçok yolcu için kabus haline dönüşüyor. Saatlerce hareket edemeyip, doğru düzgün uyumadan uçaktan inen yolcu, jetlag’in de etkisiyle günlerce kendine gelemiyor. Tasarımcı Emil Jacob, bu sorunu ortadan kaldırmak için ‘ranzalı uçak’ konsepti sunuyor
Ne güzel, daha ucuza uçuyoruz. Gelecekte belki de İstanbul’dan New York’a 200 Euro ödeyerek gidebileceğiz. Avrupa hatlarında kampanyalarla fiyatlar 75-80 Euro’lara kadar düşüyor. ‘Low Cost’ denilen daha ucuz taşıyıcılarsa bu fiyatların da çok altına iniyorlar. Bazen öyle kampanyalar oluyor ki, 1 Euro’ya bilet almak bile mümkün. Ama beraberinde uçaktaki konforumuz da giderek düşüyor.
Rekabeti kıran kırana hale getiren havayolu şirketleri aynı uçaklarla, aynı kabinde daha çok koltukla uçmak istiyorlar. Koltuk yapıları inceliyor. Yepyeni bir teknolojiyle incecik koltuklar sayesinde koltuk aralıklarının da genişleyeceğini sanıyorduk ama öyle olmadı. İncelen koltukların yarattığı alanlara yeni koltuklar ilave edilmeye başlandı.
Özellikle ucuz taşıyıcılar, ekonomi sınıflarını dayanılmaz hale getirdiler. Artık uzun boylu yolcular değil, orta ve kısa boylu yolcular, iki koltuk arasında sıkışarak oturuyor. Önlerindeki tepsiyi açtıklarında tepsinin bir kenarı göbeklerine değiyor. Hatta biraz kilolu olanlar, göbeklerini içeri çekmek zorunda kalıyor. Hele hele öndeki koltukta oturan yolcu koltuğunu biraz yatırdığında arkadaki yolcu mengeneye sıkışmış gibi oluyor. Bu durum bir saatlik uçuşlardan başlayarak 2-4 saatlik uçuşları bile dayanılmaz hale getiriyor.
Koltuklar arasında hareket edemeyen bacaklar, ekonomi sınıfı sendromunun yarattığı tehlikeyi doruğa çıkarıyor. Hareketsizlikten kaynaklanan kan pıhtılaşması gibi sorunlar büyük tehlike yaratıyor. Dar koltuk aralıklarında yolcuların ruhu sıkılıyor, öfkeleri artıyor, uçuşları zehir oluyor. Havayolu taşımacılığına kinleniyorlar.
YİNE DE DAHA FAZLA YOLCU İSTENİYOR
Havayolu şirketleri, uzun menzilli uçaklarında first ve business class koltuklarını genişletiyor. Farklı ara hizmetler sunuyorlar. Bunları yaparken bir yandan da ekonomi sınıfını giderek sıkıştırıyorlar.
Yapılan araştırmalarda yolcunun öfkesinin büyümesi yeni tasarımları da ortaya çıkarmaya başladı. Araştırmalarda yolcuların yüzde 77’si uzun seferlerde geçerli ekonomi sınıfı bilet fiyatlarıyla geniş alan, rahat koltuk gibi seçeneklerin sunulması durumunda daha sık uçacağını söylüyor.
Emil Jacop bir tasarımcı. Sık sık uzun uçuşlar yapıyor. Bir gün Avrupa’dan Amerika’ya giderken aklına gelen fikri farklı bir tasarımla hayata geçirdi. ‘Flex-Seat’ olarak adlandırılan ranzalı dizaynla kabinde her ekonomi yolcusu 180 derece yatan koltuğa ve geniş alana kavuşacak. Havayollarıysa kabinde ciddi yer kaybetmeyecek. Uçaklarını daha fazla yolcuya yüksek konfor sunarak uçurabilecek.
NELER YAPILACAK
* BAŞ ÜSTÜ DOLAPLAR KALKIYOR: Jacop’un tasarımında baş üstü dolaplar kaldırılarak kabinde iki katlı tasarıma geçiliyor. Baş üstü dolapları kabinde ciddi yer kaybına neden oluyor. Örneğin Alman Lufthansa Havayolları A380’de uygulamaya başladığı yeni first class tasarımında baş üstü dolaplarını kaldırdı. Bunun yerine kabin girişinde her yolcuya ayrı bir şifreli kilitli dolap veriyor. Jacop’un tasarımında yolcular kabin bagajlarını ikinci kata çıkma amaçlı kullanılan merdivenin altına yerleştirecek.
* KULLANIM ALANI BÜYÜYOR: İki katlı tasarımın en büyük artısı yolcu başına kullanım alanının yüzde 50 artması. Yolcu, iniş-kalkış sırasında koltuğunda oturacak. Kemer ikaz lambasının sönmesiyle koltuğunun yanındaki yatağa uzanacak.
* HER KOLTUĞA YATAK: Yatakların uzunluğu, yanındaki koltukla birlikte 180 santimetre olarak belirlendi. Eniyse baş bölümünde biraz daralmasına rağmen ortalama 45 santimetre olacak.
* SİNEMA SALONU GİBİ: Ekonomide üst kata geçiş merdiven yardımıyla olacak. Önden bakıldığında yükselen sinema salonu bir görünüm olacak. Alttaki koltuklar geçişin kolaylaştırılması için bazı havayollarının kullandığı gibi gerektiğinde oturma yeri katlanabilecek.
* ÖZEL MERDİVEN: Yürüme zorluğu çeken yolcular için merdiven tasarımına büyük önem verildi. Geniş basamaklar, tutunma yerleri iniş-çıkışı kolaylaştıracak. Havayolu şirketleri engelli yolcular için alt kattaki koltukları verecek.
* TAHLİYEDE SORUN OLMAYACAK: Bugüne kadar yapılan tasarımlarda en büyük sorun havacılık otoritelerinin testleriydi. Onay alınamayan dizaynlar nedeniyle imalatçılar ve havayolu şirketleri bu tür farklı tasarımlara giremiyordu. Jacop’un tasarımında yolcular iniş-kalkış sırasında oturur pozisyonda olacaklar. Acil durumda yerlerinden rahatlıkla kalkıp kapılara yönelebilecekler. Uzmanlar bu tasarımın bazı havayollarının first class’larında kullanılan ‘suit’ tipi koltuklara oranla çok daha rahat tahliye sağlayabileceğine dikkat çekiyor.
Havayolları bu gelişmeleri yakından takip ediyor. İlk başvuru geçen yıl Malezyalı Air Asia tarafından yapıldı. Ranzalı uçak konseptini hayata geçirmek isteyen havayolu, havacılık otoritelerinin bu konuda yeni kurallar hazırlamasını bekliyor.
İLK DEFA 1936’DA DENENDİ
Aslında ranzalı uçak fikri yeni değil. Douglas şirketi, 1936’da DC-3 uçakları için farklı bir tasarıma imza attı. Normalde 28 koltuklu uçakta yolcu kapasitesi 14’e indirildi. O yıllarda yataklı trenlerde kullanılan tasarımın bir benzeri uçağa uygulandı. Koltuğun üzerine yatak yerleştirildi. Yolcunun uyurken rahatsız edilmemesi için yatağın etrafında fermuarlı bir perde bulunuyordu. İlk olarak Amerikan Havayolları’nın sunduğu hizmette DC-3 uçaklarıyla New York-San Francisco seferleri yapılmaya başlandı. ‘Douglas Sleeper Transport’ adı verilen tasarım, yolculardan büyük ilgi gördü.
7 bin Euro’ya ayağınızı yerden kesin, gönlünüzce uçun
Kısa bir düzlükten havalanıp dilediğiniz yere çok ucuza uçmak ister misiniz? 7 bin Euro yani yaklaşık 15 bin liraya satın alacağınız motorlu yamaç paraşütüyle bu hayalinizi gerçekleştirebilirsiniz. Saatteki hızı 60 kilometreyi bulan motorlu yamaç paraşütü, 4-5 saat rahatlıkla havada kalabiliyor. Motoru saatte ortalama üç litre yakıt harcıyor. Kullanılan yakıtsa otomobil benzinine yüzde iki oranında yağ eklenerek hazırlanıyor.
Son yıllarda havacılığın en ucuz dalı olan yamaç paraşütü büyük ilgi görüyor. Sayılı hızla artan kulüplerde çok sayıda sporcu gökyüzüyle buluşuyor. Ancak uçuş için bir yükseltiden atlamak, yükselen hava akımlarını yakalamak gerekiyor. Eğer bunlarla uğraşmak istemiyorsanız, motorlu yamaç paraşütüyle istediğiniz yerden havalanabilirsiniz.
NASIL EĞİTİM ALINIR
Havacılığın her dalı gibi eğitim çok önemli. Motorlu yamaç paraşütü öncesinde en az 100 saatlik yamaç paraşüt tecrübesi gerekiyor. İniş-kalkış, havada kumanda gibi konularda edinilecek uçuş tecrübesinin yanı sıra teorik bilgiler, motorluya geçişi kolaylaştırıyor. Daha emniyetli uçuş sağlıyor.
Eğitimi Türk Hava Kurumu’nun yanı sıra çeşitli havacılık kulüpleri veriyor. Başlangıç aşamasında gerekli teçhizat ve malzemeyi satın almak yerine kiralayabilirsiniz. Ortalama motorlu yamaç paraşütü eğitimi 2 bin liraya mal oluyor. Eğitimden sonra uçuşlarınızı tecrübe kazanıncaya kadar bir kulüp bünyesinde, öğretmen pilotlar eşliğinde yapmanız tavsiye ediliyor.
HANGİ MALZEMELER LAZIM
Belirli bir tecrübe edindikten sonra eğer kendi uçuş malzemenizi almak isterseniz, performansınıza uygun, kullanılmamış teçhizatı tercih etmeniz öneriliyor. Yanlış malzeme seçimi veya performansı zamanla düşmüş ikinci el malzeme, yanında tehlikeyi de getiriyor.
Kullanacağınız benzinli motorun Türkiye satış fiyatı 4 bin 500 Euro’dan başlıyor. Kanat, yani yamaç paraşütü 1700 Euro civarında. Uçuş tulumu, telsiz ve diğer ekipmanlar yaklaşık 800 Euro. Yani toplam 7 bin Euro ödeyerek en ucuz hava aracına sahip olabilirsiniz.
GELECEK elektrik MOTORUNDA
Didim’de yaşayan Hakan Atamtürk, uzun yıllardır havacılıkla uğraşıyor. Türk Hava Kurumu’nda paraşüt, planör ve yamaç paraşütü eğitimi alan Atamtürk, son beş yıldır motorlu yamaç paraşütüyle uçuyor. Hobisini farklı bir yere taşımak isteyen Hakan Atamtürk, ekonomik ve çevreci bir uçuş için elektrik motoru geliştirdi. Test uçuşlarını sürdüren Atamtürk, hem sırtına taktığı benzinli, hem de ön tarafa koyduğu elektrik motoruyla uçuyor.
Yurtdışından getirdiği ve büyük radyo kontrollü uçaklarda kullanılan 20 beygir gücündeki fırçasız motoru tercih eden Atamtürk’ün geliştirdiğisistem enerjisini lityum bataryadan alıyor. Toplam ağırlığı 20 kilogram olan motorla havada 15 dakika uçmak mümkün.
Kalkış ve irtifa alma dışında motoru kullanmadığını söyleyen Atatürk, “Elektrikli motorun ilk yatırımı biraz daha pahalı ama uçmak çok ekonomik. Yeni bataryaylae uçuş süremi artırmayı hedefliyorum. Yeni nesil motorlarla havacılıkta gelecek elektrikli sistemlerde” diyor.
kaynak: gazetevatan.com





Hem Yakın Hem Uzak Gözlüğü

Tek tuşla hem yakın hem uzağı göreceksiniz.
İlk elektronik gözlüğü geliyor!
Telefonunuz gibi şarj edeceğiniz bu gözlüklerin içinde küçük pil, mikroçip ve çeşitli elektronik devreler var. Okumanız gereken bir şey varsa, gözlüğü açıyorsunuz. İşiniz bitince de kapatıyorsunuz.
40’lı yaşlarına gelenlerde hipermetrop (yakını görememe) sorunu ortaya çıkınca optik bir yardıma ihtiyaç duyuluyor. Bu kişiler ya çift odaklı ya da çizgisiz son teknoloji camlardan alıyorlar. Ama bu gözlüklerin olumsuz bir yanı var: Mercekler aşağıya baktığınızda küçük yazıları büyütürken bir metre uzaklıktaki cisimleri bulanıklaştırıyor. Örneğin merdiven inip çıkarken ya da bir golf topuna bakarken görüntü bozuluyor.
Yeni elektronik gözlükler, gözlük camlarının alt kısımlarına yerleştirilen alışılmadık bir ilave sayesinde bu sorunun üstesinden geliyor. Bunun içerisinde televizyongörüntülerinden alışkın olduğumuz sıvı kristaller bulunuyor. Kristaller tıpkı klasik gözlüklerde olduğu gibi ışığın kırılma ve yansıma açısını değiştirebiliyorlar. Bu gözlüklerde odağı değiştirmek için çerçevenin kollarından bir tanesine dokunuyorsunuz. Tekrar dokunduğunda odak eski haline dönüyor. Golf topuna vurmak için kapatın, skoru tuttuğunuz kâğıdı okumak için açın.
Tanıtımı yapılan gözlüklerin fiyatları ise bin ila iki bin Dolar arasında değişiyor.
kaynak: dailymail.co.Uk





Telefon Dolandıcılığına Son

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), parça kontör dolandırıcılarına vetelefon sapıklarına darbe vuracak önemli bir karar aldı.

Arayan hatla ilgili eksik, yanlış ya da hatalı bilgi adli soruşturmalar kapsamındaki “telefon takibi”ni zorlaştırdığı gibi telefon sapıkları ve kontör dolandırıcılarının da tespit edilmesini engelliyordu.

Sorunun büyümesi üzerine bu konuya el atan BTK, bir süre önce aldığı bir kararla “arayan hat bilgisi”nin; boş, eksik, yanlış veya yanıltıcı bir biçimde (başta acil yardım çağrı hizmetleri ile güvenlik güçlerine tahsisli kısa numaralar ile bir başka aboneye tahsisli numaralar olmak üzere) oluşturulamayacağını hükme bağladı.

Operatörler Yükümlü
Habertürk Ekonomi Servisinin haberine göre Kurum, operatörleri bu konuda her türlü önlemi almakla yükümlü kıldı.

BTK’dan bir yetkili, kararın bir boyutunun güvenlik diğer boyutunun da ’112 acil yardım’, ’155 polis imdat’ gibi servisleri de doğrudan ilgilendirdiğini belirterek, “Herhangi bir kişi, bu servisleri arıyor. Arayan hat bilgisi doğru olarak yansıtılmadıysa, ilgili servislerin bu kişiye ulaşması mümkün olmuyor” dedi.

BTK yetkilileri, “Bazı dolandırıcılar, teknolojinin sağladığı olanakla sanki 155’ten polisten arıyor gibi herhangi bir numarayı arıyor. Bir telefon numarası verip, oraya kontör yüklemesini istiyordu. Yeni kararla bunun önüne geçilecek. Böyle bir hattan sizi rahatsız ettiklerinde numara yanlış veya eksik olduğu zaman adli işlem yürüyemiyordu. Karar, bu sorunun da aşılmasına yardımcı olacak” dedi.

Kaynak: HabertüRK